Temel görüş: Nisan 2026 itibarıyla, Orta Doğu'daki jeopolitik çatışma enerji sektöründen endüstriyel metallere kadar yayılmış durumda. Küresel çapta önde gelen ticaret şirketi Mercuria, alüminyum piyasasının yüzyılın en büyük tek seferlik arz şokunu yaşadığı konusunda uyarıda bulundu. Hürmüz Boğazı ablukasından ve eriticilere yapılan saldırıdan etkilenen küresel alüminyum arz açığının 2026 yılına kadar 2 milyon tona ulaşması bekleniyor; bu da yaklaşık 3 milyon ton olan küresel stok tampon kapasitesini çok aşacak. LME alüminyum fiyatları 3600$/tonu aşarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Avrupa ve Amerika otomotiv ve havacılık endüstri zincirleri, hammadde kıtlığı riskiyle karşı karşıya.
Krizin nitelendirilmesi: Bu yüzyılın en büyük tekil arz şoku
1. Kara Kuğu Olayı Salgını
Emtia ticareti şirketi Mercuria'nın Baş Metal Analisti Nick Snowdon, Orta Doğu savaşının neden olduğu tedarik zinciri aksamalarının,alüminyum piyasasıDengenin sıkı olmasından derin kıtlıklara kadar bir durum söz konusu. Bunun, 2000 yılından bu yana baz metal piyasasında yaşanan en büyük arz şoku olduğunu ve ölçeğinin piyasa beklentilerini çok aştığını açıkça belirtti.
2. Üretim kapasitesi oranı ve açık hesaplaması
Kapasite ağırlığı: Orta Doğu'nun yıllık alüminyum eritme kapasitesi yaklaşık 7 milyon ton olup, küresel arzın %9'unu karşılamaktadır. Bu bölge sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan bir lojistik merkezidir.
Açığın boyutu: Mercuria, piyasanın yıl sonuna kadar en az 2 milyon tonluk bir arz açığıyla karşı karşıya kalacağını tahmin ediyor. Bu tahmin, Hürmüz Boğazı'ndaki lojistiğin kısa vadede iyileşmesi koşuluyla muhafazakar bir tahmindir. Abluka devam ederse, açık daha da büyüyecektir.
Etki mekanizması: tedarik zincirinin 'çift kopması'
1. Fiziksel kesinti: Hammaddelerden nihai ürünlere kadar
Bu çatışma sadece petrol ve doğalgaz ihracatını engellemekle kalmıyor, aynı zamanda alüminyum sanayi zincirinin can damarını da doğrudan kesiyor:
Ham madde tarafında ise, alüminyum eritme için önemli bir hammadde olan alüminanın Hürmüz Boğazı üzerinden taşınmasında ciddi bir azalma yaşandı ve bu durum, ithal hammaddelere bağımlı Orta Doğu'daki eritme tesislerinin "pirinç kıtlığı" ile karşı karşıya kalmasına neden oldu.
Üretim sonu: Emirates Global Aluminum (EGA) ve Bahrain Aluminum gibi ana eritme tesisleri, saldırılar veya enerji kesintileri nedeniyle üretimlerini azalttı ve faaliyetlerini durdurdu; bu da fiziksel üretimde keskin bir düşüşe yol açtı.
2. Stok tamponu tükenme noktasına geldi.
Mevcut küresel açık alüminyum stokları yaklaşık 1,5 milyon ton olup, toplam stoklar (örtülü stoklar dahil) 3 milyon tonun biraz üzerindedir. 2 milyon tonluk açık, stok tamponunun hızla tükeneceği anlamına gelmektedir. JPMorgan, alüminyum sektörünün bir 'kara deliğe' düştüğü konusunda uyarıda bulunuyor ve bir barış anlaşmasına varılsa bile, sevkiyatların normal seviyelere dönmesinin birkaç ay süreceğini, bu durumun kısa vadede arz-talep açığını kapatmayı zorlaştıracağını belirtiyor.
Bölgesel etki: Avrupa, Amerika, Japonya ve Güney Kore, bu durumdan ilk etkilenen ülkeler oldu.
1. İthalata aşırı derecede bağımlılık
Avrupa: Geçtiğimiz yıl Orta Doğu'dan yaklaşık 1,2 milyon ton birincil alüminyum ve alaşım ithal etti; bu da toplam ithalatının %18,5'ini oluşturuyor.
Amerika Birleşik Devletleri: Geçen yıl ithal edilen 3,4 milyon ton alüminyumun yaklaşık %22'si Orta Doğu'dan geldi. ABD otomotiv lobicilik grubunun verilerine göre, yerel otomobil üreticilerinin alüminyum ithalatının yaklaşık %70'i Orta Doğu kaynaklarına dayanıyor.
Doğu Asya: Japonya, Güney Kore ve Güneydoğu Asya ülkeleri Orta Doğu'dan gelen birincil alüminyuma büyük ölçüde bağımlı ve S&P küresel analistleri, kıtlıktan en çok etkilenen ülkenin Japonya olduğu konusunda uyarıyor.
2. Fiyat aktarımı ve maliyet etkisi
Şubat ayı sonundaki çatışmaların tırmanmasından bu yana alüminyum fiyatları yaklaşık %13 arttı. LME alüminyum fiyatları 16 Nisan'da ton başına 3672 dolar ile son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Otomotiv (motor parçaları, gövde), havacılık (gövde) ve ambalaj (kutular) sektörleri için, hammadde maliyetlerindeki bu artış doğrudan kar marjlarını daraltacaktır.
Çin'in Rolü: İç Talep Baskın, İhracat Fırsatı Gizli
1. Yurtiçi arz ve talep nispeten birbirinden bağımsızdır.
Çin alüminyum sanayi zinciri nispeten kapalıdır; Mart ayında birincil alüminyum üretiminde yıllık bazda hafif bir artış ve alümina ithalatında %87'lik önemli bir artış (340.000 tona ulaşarak) görülmüştür. Bu durum, Çin'in kendi arzını güvence altına almak için hammadde ithalatını artırarak dış şoklardan dolaylı olarak etkilendiğini göstermektedir.
2. İhracat arbitraj fırsatları
Yurtiçi alüminyum fiyatları (Şanghay alüminyum) ile yurtdışı alüminyum fiyatları (LME) arasındaki giderek artan fiyat farkı ve yurtdışı arzındaki yetersizlik, alüminyum ihracatı için bir arbitraj fırsatı yaratabilir. Maliyet avantajına sahip yerli alüminyum işleme işletmelerinin yurtdışına bazı transfer siparişleri vermesi bekleniyor.
Piyasa analizi ve risk uyarısı
Kısa vadeli trend değerlendirmesi:
Alüminyum fiyatları yüksek oynaklık ve güçlü bir eğilim göstermeye devam edecek. Temel itici güç, makroekonomik duygulardan fiziksel kıtlığa kaydı. Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer riski ortadan kalkmadığı sürece, yurtdışı primleri artmaya devam edecektir.
Risk bildirimi
Jeopolitik süreklilik riski: ABD-İran müzakereleri çıkmaza girer ve çatışma uzarsa, alümina tedarikindeki aksama Orta Doğu üretim kapasitesinin kalıcı olarak geri çekilmesine yol açacak ve bu açık 3 milyon tondan fazla olabilir.
Sanayi zincirinde gecikmeli iletim: Otomotiv, havacılık ve diğer uzun döngülü üretim sektörleri hala stok tüketiyor ve önümüzdeki 2-3 ay içinde "sipariş var ama hammadde yok" gibi aşırı bir durumla karşı karşıya kalabilirler.
Politika müdahalesi riski: Avrupa ve Amerika hükümetleri, piyasa fiyatlandırma mekanizmalarını bozacak şekilde alüminyum ihracatına kısıtlamalar getirebilir veya stratejik rezervlerin serbest bırakılması politikaları uygulayabilir.
Yayın tarihi: 23 Nisan 2026
